GIDA SEKTÖRÜNÜN 2011 GENEL HAVASI
Genelde Türkiye’nin ve dünyanın gıda pazarı her gün aynı firmanın farklı tatlarda çıkardığı yeni ürünlerle ve yeni buluşlarla pazardaki yerlerini almaya çalışıyorlar, ancak her çıkan yeni ürünün muadili bir önceki ürünün pazar payından alıyor.
Her şeye rağmen gıda ayaklarını oluşturan sorunların yetkililerce ele alınıp kısa zamanda çözüme ulaşılması gerek. Başlıkları;
1.    Tarımdaki alt yapı yetersizliği
2.    Çok yaygın olan kayıt dışı üretimler
3.    Mali ve teknik açıdan zayıf işletme çokluğu
4.    Teknik personel ve kalifiye personel
Bu sayılan önemli unsurlar gıda sektörünü en az %50 doğru olan üretim sahalarını etkiler.
•    Ekonomik krizlerden kaynaklanan ek sorunlar da vardır. Alt kapasite ve en önemlisi kaynak israfı ve üretimdeki hijyen bunlara ek sorunlardır. Bu sıkıntıların temelinde gıda güvenliği ve yasaların sık değişmesi yasaların tek birimle denetimin olması gerekli. Bunlar tek koldan kontrol edilip denetlenirse AB şartlarına uygun üretime geçerek, ülke ekonomisine önemli ve güçlü bir ivme kazanacaktır.
BAYRAM ALIŞVERİŞİNDE İSRAFA DİKKAT
•    AVM’lerin kar marjlarının düştüğü ancak cirolarının hedeflenen noktaya gelmesini sağlamak müşteri memnuniyeti ön plan da tutarak bütün üreticilerle birlikte ortak bir birliktelik sağlarlar, ancak tüketicinin tüketici bilinci ile bayram alışverişine katılması önceden yapılan alışveriş ve kararlarıyla doğru alışveriş yapmış olurlar. Her zaman Türkiye’de konu olan israfın temel kaynağı hesapsız alışverişten geçer. Gıda sektörü israfın en önünde gelen kalemlerindendir. Giyime benzemez iki yıl giymeden bir kıyafeti gün gelir giyer olursun. Sorun olmaz, dayanıklı ev aletlerinde uzun süre israfa yön vermeden kullanılır. Ancak gıda böyle değil, tüketim tarihi bellidir ve kullanamazsınız. Atar israfa destek olursunuz.
•    Türkiye’de israfın rakamları sadece lüks otellerde ve restoranlar da değil, artık her evde oluşmaya başladı. Araştırmaların verilerinde israfın öne çıkan rakamları dudak uçuklatacak boyutta. Türkiye sadece çöpe atılan atık ekmek sayısının 15 milyon nüfusla bir ülkeye yeteceğini artan yemek ve çürüyen sebze yemeklerinin en az iki katı kadar israf edildiği ve bu israfın önlenmesi bir ülke idaresi tarafından durdurulmasının mümkün olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Her şey her yerde çok var ve harcanıyor. Her nefis kendi ilgili olduğu nispetle israfı önlemesi ve bunu bir ulusal görev adl edilmeyi gerekirse eğitimin verilmesi gereklidir. Unutmamak gerekir ki kârların tamamı küçük ayrıntılarda gizlenmiştir. Her tüketimin bir israf yönü mutlaka vardır. Zaman zaman bunlar gözden geçirilmelidir. Yiyiniz içiniz israf etmeyiniz, bizim toplum düsturumuz olmalıdır.
ŞEKERLEME VE BİLİNMEYEN UCUZ TATLILARA DİKKAT
•    Ülkenin her yanında yüzlerce şeker imalatçısı bulunmaktadır. Bunların birçoğu yılda sadece bir defa Ramazan Bayramın da ürün yapar, piyasada ucuz satar ve üretmiş olduğu şekerin üzerine yazmış olduğu adres ve telefonlarda sahte çıkar biz halk olarak bunları gördük. Bu yüzden markalı ve bilinen şeker ve çikolatalar satın alınmalı. Bugün çikolatalar ve. madlenler sadece kakao ve bazı kullanılması doğru görülmeyen peynir altı suyu ve benzeri mevzuatla üretiliyor, asla çikolata değildir. Tatlandırıcı ve aromalarla süslenmiş ancak insan sağlığından uzak ürünlerden vatandaşların asla kalitesini bilmediği sıradan çikolatalardan da uzak durması gerektiğidir. En azından içeriklerini iyi bilmeleri satın almaları gerekmektedir.
•    İkramlık tatlılarda aynı sınıflar yer fıstığının kavrularak yeşile boyanarak antepfıstığı diye satın alıp baklavalarda kullanılan birçok yer vardır. Baklava türlerinde kullanılan yağ ve nişastaların kalitedeki sıkıntıları insan sağlığını ciddi etkilemektedir. Tavsiyemiz ya kendi imkânlarınızla yapınız veya bilinen markalı yerlerden alınması en doğru seçenektir. Bu örnekler çoğaltılabilir.
BURSANIN GIDA SEKTÖRÜNDE YERİ
Türkiye Bursa genelinde en az tatlı tüketiminin ve kültürünün az olduğu bir ilimizdir. Otomotiv ve tekstil kenti olan Bursamızda gıda sektörü diğer illerin üretimde geride kalsa da üretilen az kalemleriyle de Türkiye’de ve dünyadaki raf paylarını ve yerlerini almışlardır. Ulusal marka imajını her gün biraz daha ileri taşımaktadır. Sebze ve özellikle meyvenin markası sayılan Bursa, bölgesinde en önemli yerini korumaktadır. Genel talebin %25’ni karşılamakta kalitesini kanıtlamaya çalışan firmalar her gün çoğalmaktadır. Yatırım desteklerinin artmasıyla Bursa kısa zamanda doğru üretim yapan ve yapacakların İstanbul ve Anadolunun ayağı olabilir. Hele buna kaliteli turizm ilave edilirse, yatırım da eklenirse Bursa doğru yerde. Bu çabayı hep birlikte göstermek gerekiyor. Kazanan yine biz olacağız.

                                                    Bursa MÜSİAD Gıda Sektörü Bşk.
                                                               Burhan Sayılgan